z kuşağına sorsak Arıcak nerde bilirler mi ?

Şimdilerde Elazığ sokaklarına çıksak z kuşağına sorsak Arıcak nerde bilirler mi ? Bilmezler Elâzığ’ın unutulan ilçesi… Arıcağın tarihine bakalım

 İlçenin tarihçesi konusunda kesin bilgiler olmamakla beraber, yazısı arapça olan bir secerede Kerbala olayından sonra buraya gelip yerleşen Mustafa ÇELEBİ’ nin çocuklarıdır. Mustafa ÇELEBİ’ nin Mirvan’ da 3 oğlu oldu. Çelebi ‘Aşağı mahallede’ (bu günkü Vali Göktayoğlu mah.), Muhammed ‘Orta mahallede’ (Bu günkü Halil Yavuz mah.) ve Osman ise ‘Yukarı mahallede’ (Hürriyet mah.) yerleştiler. Mustafa ÇELEBİ’ nin Mirvan’ da nüfusunun artması ve komşu aşiretler ile iyi ilişkiler içerisinde bulunması Simserkislileri telaşa düşürdü. Arası açılan iki kabile çatışmaya başladı. Bu çatışmalar neticesinde Mustafa ÇELEBİ o zamanlar Palu’da bulunan Osmanlıların uç beyi KARACİMŞİT BEY himayesine girdi.

Bu olaylar bize ana yerleşim yeri Arıcak’ın Çaldıran Savaşından sonra temelinin atıldığını göstermektedir.Arıcak bu tarihe kadar Mirvan diye anılmaktadır. Mirvan, Zazaca ( Biyanrüyan) iki nehir arası, Osmanlıca (Mayri) su yolu – Arapça (Meravin) su kanalı veya yöreye ilk gelen kadına atfen (Berivan) olarak verildiği ve zamanla Mirvan’a dönüştüğü ileri sürülmektedir. Osmanlıların egemenliğine girince Karabegan (Karabegler) olarak anılmaya başlanmıştır. 1960 yılından sonra da Arıcak olarak değiştirilmiş ve halen aynı isimle bilinmektedir. 1972 yılında Merkez, Arıcak köyü olmak üzere Saman ve Gümüşyaka köyleri ile birleşerek Belediye teşkilatı kurulmuş 3392 Sayılı Kanunla da 19.06.1987 tarihinde İlçe olmuştur.

Başta terör olmak üzere çeşitli nedenlerle ilçeden büyük kentlere geçici olarak göç eden vatandaşlarımızın gittikleri yerlerde hayat şartlarının zorluğu, geçim sıkıntısı ve terör olaylarının da sona ermesi nedeniyle ilçemize geri dönmek durumunda kalmışlardır.

İlçe halkının anadili Türkçe olmakla beraber, yörede yaygın bir şekilde Zazaca konuşulmaktadır. İlçenin %100′ ü Müslüman olup, Şafii mezhebine tabidir.

İlçede çekirdek aile hemen hemen görülmemektedir. Çok nüfuslu aile esastır. Bu nedenle evler geniş ve kendi ihtiyaçları için yapılmış olup taştandır. 1987 yılında ilçe olan Arıcak’ta en büyük problemlerden birisi konuttur. Bunun sebebi ise ailelerin bir arada oturmaları ve ancak kendi ihtiyaçlarına göre ev yapmalarıdır. Kiralık ev bulmak oldukça zordur. Mevcut evler genelde taş, yığma ve toprak yapılı evlerdir. Ancak İlçe oluşundan sonra yapılmakta olan evlerin tamamı planlı ve düzenli ev tipinden olup, betonarme binalar halindedir.

Genellikle dışarıdan gelen memurlar için sosyal konutların dışında ev bulmak zordur. Çoğu zaman sırf bu sebepten memurlar eş ve çocuklarını getirememekte veya çok sonraları getirmektedir. İlçe merkezinde 2015 yılından sonra başlayan yapılaşma yaşanan bu sıkıntıyı önemli oranda aza indirgemiştir.  İlçede mevcut lojman sayısı; Sağlık Ocağı, Kaymakam evi, Köylere Hizmet Götürme Birliği, Orman, Tarım, Jandarma Müftülük ve Emniyet lojmanları dâhil olmak üzere toplam 54 tanedir.

İlçemiz 1972 yılına kadar Arıcak köyü iken, 1972 yılında Arıcak’ a 6 km. uzaklıktaki Saman köyü ve 2 Km. uzaklıktaki Gümüşyaka köylerinin birleştirilmesi ile merkezi Arıcak olmak üzere Arıcak Belediyesi kurulmuştur. Palu’ ya bağlı nahiye iken 19.06.1987 tarih ve 3392 Sayılı Kanun’ la da ilçe olmuştur. Elazığ’a Palu ilçesi üzerinden 124 Km. olup, tırnik geçidi harici yol asfalttır. İlçemize bağlı 11 köy ve 3 belde belediyesi vardır. Bunlardan Bükardi ve Üçocak Belediyeleri yeni kurulmuş olup, 27 Mart 1994 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Seçimlerinden sonra teşkilatlarının kurulmasına başlanmıştır.

Merkez Belediye sınırları içerisinde 8, Erimli, Bükardi ve Üçocak Belediyeleri sınırları içinde 5’er tane olmak üzere toplam 23 mahalle vardır. Köylerimiz genel olarak dağınık bir görünüm arz etmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalarla birlikte köylerin ulaşım sorunu kalmamıştır.  İlçemizden Adliye teşkilatının kaldırılması ve henüz Askerlik Şubesi ve Kadastro kurulmadığından bu teşkilatlarla ilgili hizmetler 45 km. uzaklıktaki eski İlçemiz Palu’dan yürütülmekte ve bu İlçeye olan bağımlılık devam etmektedir.
Yöre halkı genellikle hayvancılık ve tarım ile geçimlerini sağlamaktadır.

            İlçe  çok çeşitli bitki türlerine sahip, geniş bir alanı ile arı yetiştiricilerine ev sahipliği yapmaktadır. Bölgede sulama ile birlikte farklı tarımsal faaliyetler de gerçekleştiriliyor. İlçemizin belli bölgelerinde hayvancılık önemli bir yer tutarken, son dönemde arıcılık yeni bir geçim ve gelir kaynağı olmaya başlamıştır.

   Yaylacılık geleneği, geçimlerini hayvancılıkla sağlayan toplulukların yılın belirli dönemlerinde, hayvanlarına taze ot temin etmek ve aynı zamanda süt, peynir, yağ gibi hayvansal üretimleri yapmak amacıyla bulundukları yerden daha yüksekteki yaylara çıkma, konaklama ve geri dönüş süreçlerini ve bunların etrafında oluşan gelenekleri kapsar. Arazi ve hava koşullarının elverişli olduğu kimi yaylalarda arıcılık ve sebze yetiştiriciliği de yapılabilir.

Yaylacılık geleneği, Arıcak İlçemizde yaygın şekilde görülmektedir. Yayla yerleşmeleri, 1000 metreden yüksekte olan aşağı yaylalar ile orman üst sınırının üzerindeki 2000 metreden yüksekte olan yukarı yaylalar olmak üzere çeşitlere ayrılır. Yaylaların gösterdiği bu farklı morfolojik özellikler, yaylacılığın her bölgede birbirinden farklı şekillerde uygulanması sonucunu doğurmuştur. Buna göre yılın bütün zamanını hareket halinde geçiren tam göçerliğin yanında, kışları bir köyde yerleşerek sadece yazları geçici olarak yaylaya çıkan yarı göçer yaylacılık faaliyetleri oluşmuştur.

Yaylaya çıkış zamanı nisan ayı ortaları ile mayıs sonu arasında değişmekte olup yaylaya çıkacakların ortak kararı ile belirlenir. Çıkıştan önce yaylada kullanılacak eşya ve araç gereçler elden geçirilerek göç hazırlıkları yapılır. Bu hazırlıklar göçe katılacak hayvan sürülerinin birbirlerine karışmaması için damgalanması, bakımlarının yapılması gibi işleri de içerir.  Yayladan dönüşler ise ağustos-eylül aylarında gerçekleşir.

            Yılın yaklaşık dört-beş ayını yaylada geçiren topluluklar, halk mutfağı, takvimi ve meteorolojisi, veterinerliği ile el sanatları gibi halk kültürünün birçok alanına özgü geleneksel bilgiye sahiptirler. Ancak değişen hayat şartları, yaylacılık faaliyetinde de değişikliklere yol açmış, yaylalar günümüzde sadece hayvancılıkla uğraşan toplulukların değil, sıcakların arttığı yaz aylarında daha iyi iklim koşullarında yaşamak isteyenlerin de tercih ettiği yerler haline gelmiştir.

Dicle nehrinin bir kolu olan Mirvan Çayı geçmektedir. Bu çayın kıyıları mesire olarak kullanılmaktadır. İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 1.100 metredir. Dünyada ender olarak görülen ve endemik bir bitki olan Ters Lale Arıcak İlçemizde yetişmektedir. Ters lale; nadide çiçekleri arasında yer alan bir süs bitkisidir. Her yerde yetişmez. Eriyen karın altından çıkar ve çok kısa ömürlü olur. Soğan, yumru ve rizom gibi toprak altı organlarına sahip, geofit bitkiler ailesindendir. Yani Geofit ailesinden çok yıllık bir bitkidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.