Sivriceliler eski evlerinin yerinden konut almak istediklerini dile getirdiler

Basın açıklaması yapan halk, eski evlerinin yerinden konut almak istediklerini dile getirdiler…

SİVRİCELİLER KURA DEĞİL, HAKLARINI İSTİYOR!..
24 Ocak 2020 Depremi’nin merkez üssü olan Sivrice İlçesi’nde aralarında Sivrice eski Belediye Başkanları ile Muhtarların ve DEVA Partisi Elazığ İl Başkanı’nın da bulunduğu vatandaşlar bir araya gelerek, bir basın açıklaması yaptılar ve kentsel dönüşüm konusunda maruz kaldıkları sorunları anlatarak, kentsel dönüşüm kapsamına alınan evlerinin yerine yapılan konutların kuraya dâhil edilmesini istemediklerini dile getirdler…
ESKİ EVLERİNİN YERİNDEN KONUT ALMAK İSTİYORLAR!..
Sivrice İlçesi’nde kentsel dönüşüm kapsamına alınan 70 haneli mahallede riskli yapılar yıkılarak yerine yenileri inşa edilirken, tamamlanan konutların kura ile hak sahiplerine verileceğini duyan mahalle sakinleri düzenledikleri basın açıklamasıyla yetkililere seslendi.
Kura istemediklerini belirten Mahalle sakinleri, eski evlerinin yerinden konut almak istediklerini söylediler…
KANGAL: ‘’YETKİLİLERİN HASSASİYET GÖSTERMESİNİ BEKLİYORUZ’’
DEVA Partisi Elazığ İl Başkanı Av. Mehmet KANGAL, konuya ve yaşanan soruna ilişkin olarak yaptığı genel açıklamada; “Eski belediye başkanlarımız, muhtarlarımız, bütün vatandaşlarımız ve kaymakamımızın da kabul ettiği üzere, halkımızın yapılan evlerin kuraya tabi tutulmadan kendi yerlerinde verilmesi ile ilgili ciddi talepleri var. Bu konuda tüm yetkililerin hassasiyet göstermesini bekliyoruz.” dedi.
METİN ÖZTÜRK: ‘’SAYIN BAKAN SİVRİCE’YE HER GELİŞİNDE SÖZ VERDİ ’’
Sivrice Eski Belediye Başkanı Metin ÖZTÜRK, yaşanan mağduriyet konusunda, şu açıklamada bulundu; “24 Ocak 2020’de yaşanan depremden sonra Sivrice’de 355 dekarlık yeri riskli ilan ettiler. Merkezde bulunan Olgunlar ve Hazar mahallelerinin yarısını dışarıda bırakıp, diğer yarısını kentsel dönüşüm sahasına aldılar. Sayın bakan Sivrice’ye her geldiğinde Sivricelilere konuşmalar yaptı; ‘Arkadaşlarımız sizinle konuşacak kimse mağdur olmayacak, burada herkese kendi yerinde iş yerini ve evini yapacağız. Kimse mağdur olmayacak.’ Sözünü vermişti. Fakat bakan bu sözü verdikten sonra, ne Cevre Şehircilik İl Müdürlüğü, ne Valilik, ne de başka yetkili, hiç kimse gelip bizlerle bu konuyu konuşmadı. Çevre Şehircilik Genel Müdürü geçen sene buraya gelmiş, sadece AKP ile görüşmüş gitmiş. Geldiğinden hiçbirimizin haberi yok. Sivrice’ye İmarı bitmemiş bir plan uyguladılar. 305 konut, 2 cami, 81 iş yeri için bir proje çizmişler, fakat bizim bundan da haberimiz yoktu. Burada uyguladıkları 10 ayrı proje var, şu şekilde; 250 tane 2+1, 50 tane 3+1, 10-15 tane iki katlı ev projeleri var. Fakat kim neyi alacak, kim hangisinde yaşayacak, nasıl olacak? Yine kimsenin haberi yok.”
“KAYMAKAM HERKESE KENDİ YERİNDE EVİ, İŞ YERİ VERİLECEK DİYE İMZA TOPLADI?”
“Kaymakam bey sağ olsun muhtarlar ile beraber ful mesai yaparak, tek tek evleri yıkılan mağdur olan vatandaşlar ile görüştü. 305 hak sahibinden, 240 kişinin imzasını aldı, rızasını aldı ve herkese kendi yerinde evi, iş yeri verilecek diye imza topladı. Fakat bu imzalardan sonra, Elazığ Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bağlı birimler, kura yapılacak dedi. Kaymakam bey geçen hafta bizlere, ‘’bu konu için Ankara’ya gidip görüşmeler yapıp, sizlere haber vereceğiz’’ Dedi. Kaymakam beyin yaptığı görüşmelerden sonra, bizim aldığımız duyumlar, gelen bilgiler ile çekiliş yapılacağını öğrenmiş olduk. Biz daha sonra muhtarlar ile görüşüp, bir basın açıklaması yapalım diye konuştuk. Toplanıp, kaymakam bey ile görüştük. Kaymakam bey bize mevcut sıkıntıları anlattı. Bizlere hak sahipliği konusunda çevre müdürlüğünün çekincelerini anlattı. Ben ise kaymakam beye, bize haksızlık yapıldı. Evlerimiz küçük yapıldı. Ortada bir imar planı yok dedim. Biz her şeyi kabul ediyoruz ama, haklarımız bize yerinde verilsin dedim ve bizden yeni bir imza istediler, bugün verdik. Kendi yerimizde evlerimizi istiyoruz deyip imza topladık ve dilekçe verdik.”
“DEPREM OLURSA İNŞALLAH BU EVLER YIKILMAZ, ÇÜNKÜ UYGUN BETON KULLANILMADI!..”
 “Yeni bir deprem olursa inşallah bu evler yıkılmaz. Biz yüklenici firmanın kullandığı betonun, Çevre Şehircilik hükümlerine uymadığını biliyoruz. Çünkü kullandıkları beton, beton santralleri statüsüne uygun değil. Bunu da ispatlamaya hazırım. Hem bu dünyada hem de diğer dünyada bu adamların yakası Sivricelilerin elindedir. Geçen gün, bakanlık yetkilisi bir kadın ile görüştüm. Bana şöyle söyledi. ‘Sivrice kaymakamı kendi başına iş yapmış, biz kura çekeceğiz, şikâyetler var’ Dedi. Ben ise dedim ki; ‘yıllarca öğretmenlik yapmış, başkanlık yapmış birisi olarak söylüyorum ki bu laf size yakışmamıştır. Kaymakam kendi başına iş yapmıştır ne demek, kaymakam bey Sivricelileri düşünerek iş yapmıştır. Kaymakamlar, Valiliğe bağlıdır, İçişleri Bakanlığına bağlıdır, siz Devleti yok mu sayıyorsunuz?’ Dedim.”
 “KURA İLE DAĞITIMI KABUL ETMEYECEĞİZ, EVLERİ DE TESLİM ALMAYACAĞIZ!..”
“Biz Sivriceliler olarak evlerin yerinde dağıtılmasını istiyoruz. Kura ile dağıtımı kabul etmeyeceğiz. Evleri de teslim almayacağız. Biz devlete karşı gelecek insanlar değiliz ama hakkımızı istiyoruz. Sayın Bakanımızın bu yetkili kişilerin yaptıklarından haberi yok. Eğer haberi olsaydı, Eski Sivrice Kaymakamı ve Eski Çevre Şehircilik İl Müdürü gibi bunların hepsini görevden alırdı. Bu olanlardan Bakanımızın haberi yok. Bakan bey 4 kere buraya geldi, bizlerin yanında oldu. Fakat bu adamlar bu işi beceremedi. Elazığ Çevre Şehircilik Müdürlüğünde bulunan, Sivrice’nin kentsel dönüşümüyle ilgilenen, yetkili olan Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ve Genel Müdürlüğü’nün elemanlarının liyakatsiz, yetersiz ve toplumsal ahlak kurallarından habersiz olduğunu düşünüyorum. Yetkisiz, liyakatsiz ve kamu ahlakından yoksun kişilerin yaptığı iş bu kadar olur.”
BEDRİ SAYGILI; ‘’KENTSEL DÖNÜŞÜM YERİNDE DÖNÜŞÜM DEMEKTİR’’
Gölbaşı Mahallesi Muhtarı Bedri SAYGILI da yaptığı kısa açıklamada ‘’Kentsel dönüşüm yerinde dönüşüm demektir. Bakanımız da bize bunu söyledi. Herkes bunda mutabıktır.” Diye konuştu.
HÜSNÜ GÜLER; “KURA SAÇMALIĞINDAN ACİLEN VAZGEÇİLSİN!”
Hüsnü GÜLER isimli vatandaş da yaşadıklarını ve görüşlerini şu ifâdelerle dile getirdi; ‘’Sivrice’nin en güzel yerinde, kaymakamlık lojmanının karşısında 1.700 metre yerim vardı. İçinde villam vardı, 65 tane yetişmiş ağacım vardı. Evimde hem DASK sigortası, hem de konut sigortam vardı. Sağlam evimi yıktılar, 65 tane ağacımı kestiler, 150 metre beton duvarımı yıktılar. Bize sorgu sual etmeden her şeyimizi yıktılar. Bahaneleri ise Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi oldu. Bize hakkımızı arama fırsatı bırakmadılar. Bu insanlar Sivrice’de yeşil bırakmadılar. Sivrice beton yığını oldu. Bana cüzi bir miktar para teklif ettiler kabul etmedim. Şu anda mahkemeliğim, hakkımı nasıl arayacağım bilmiyorum. Benim yerim en güzel yerdi, bana şimdi ucube bir yer veriyorlar. Biz hakkımızı istiyoruz. Önce sağlam evimizi aldılar, şimdi de yerimizi alıyorlar. Sivrice Marmaris’e dönecek dediler. Sivrice Suriye’ye döndü. Sokaklar dar, kimsenin yeri yurdu belli değil, akıbetimiz ne olacak, bekliyoruz. Bu kura saçmalığından acilen dönmelerini ve hakkımızı istiyoruz.’’
TURGAY TAŞDEMİR; “KAYMAKAM BEY’İN HAKKANİYETİNE RAĞMEN OLAN BİTENLER!..”
 TURGAY TAŞDEMİR, İlçe Kaymakamı’nın hakkaniyet ölçülerinde yaptığı taksime rağmen, yaşanansıkıntıların tezgâhlanan sinsi bir oyun olduğunu belirtti ve şunları söyledi; ‘’Oyun bizim açımızdan büyük. Evler bitti, dağıtım yapılacak aşamaya gelindi. İlçe Kaymakamımız inisiyatif alarak yerinde dönüşüm esaslarını da gözeterek muhtar ve Sivrice Belediyesi Fen İşleri teknik elemanları ile devreye girerek hakkaniyetli bir şekilde, halkın da öneri ve görüşleri doğrultusunda evleri taksim etti. Ancak, işler pekte istenildiği gibi gerçekleştirilemedi. Kaymakam bey hak sahiplerine evleri tanzim etmeye başladığı andan itibaren TOKİ ve GEDAŞ tarafından riskli alanda yapılan konutlar ve hak sahipliği hak kazananlar konusunda sıkıntılar oluştu. Kaymakam Bey her şeyin yerli yerine oturtulduğu ve planlandığı düşüncesi ile inisiyatif aldı. Gelin görün ki 305 adet olan ve projelendirilen ev sayısında eksiklik ve haksız hak sahiplendirmeler görüldü. Ev sayısı eksik kaldı. Evi yıkılan ancak hak sahipliği olan 45 hak sahibi evsiz kaldı, itirazlar oldu. Evleri yıkılan ancak hak sahibi olmasına rağmen ortada kalanlar oldu. Plansızlık, denetimsizlik ile mahalle sakinlerinin bir bölümü mağdur edildi. 63 hak sahibi ise istekte bulunup Abdullahpaşa Mahallesi’ndeki TOKİ konutlarına kavuştu.” *
“BEDELİNİ ÖDEDİĞİMİZ, HAKKIMIZ OLANI ALAMAMAKTAN, BIKTIK ARTIK BİZİM OLANI SAVUNMAKTAN!..”

 “Bizler sıkıntılar giderildi derken, şimdi de hinlik ve şeytani bir plan devreye girdi. GEDAŞ, 24 adet dubleks konutlara göz dikti. Üç gün içerisinde iki ev ver bir dubleks ev al kampanyası başladı. Kim iki dairesini verip genelde ara sokaklara sıkıştırılmış sırtını göle, göğsünü dağlara dayandırmış yapılara talepte bulunacak. Zaten talep de olmadı. Arsamız üzerinde yapılan konutları esirgeyenlerdir acaba bu konutları kime peşkeş çekecek. Olmayacak o zaman da 24 konut GEDAŞ/TOKİ insafına bırakılıp genel kura sonrası bakalım kimlere peşkeş çekilecek… GEDAŞ yetkilisi tarafıma şöyle bir açıklama da bulundu serzenişime karşılık; ‘’Bu dört aylık bir planlama haberiniz yok mu? Dedi. Çıldırmamak elde değil, planlanmışsa neden umutlandırıldık. Ada bazlı kuradan da vazgeçirtin. Genel bir kura ile işi bitirsinler. Bedel ve bedelini ödediğimiz hakkımız olanı alamamaktan, bıktık artık bizim olanı savunmaktan.’’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.