Açık, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu

Elazığ İş Kadınları Derneği (ELİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ekonominin ve şirketlerin sürdürülebilirliği için kadınların çok yönlü güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle üst kademelere çıkıldıkça kadın temsil oranının azaldığına dikkat çeken Açık, kadın yönetici ve kadın girişimci sayısının artmasına yönelik çözüm önerilerini paylaştı.

Kadınların sosyal ve ekonomik yaşamda daha etkin ve yetkin bir şekilde yer almasına katkı sağlamak ve çalışan kadınlar arasındaki iletişim ağını güçlendirmek amacıyla 2008 yılında kurulan Elazığ İş Kadınları Derneği’nin (ELİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, 8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada iş hayatında yükselmeyi hedefleyen veya kendi işini kuran kadınların yaşadıkları zorluklara dikkat çekerek, çözüm önerilerinde bulundu. Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği alanında dünya genelinde iyi bir sınav verilmediğini vurgulayan Açık, “Şöyle ki dünya genelinde her üç kadından biri şiddete maruz kalıyor. Okuma-yazma bilmeyen yaklaşık 750 milyon kişinin üçte ikisini kadınlar oluşturuyor. Dünya genelinde parlamentolarda her dört milletvekilinden yalnızca biri kadın. Bu hızla devam edildiği takdirde parlamentoda eşit temsile ancak 2063 yılında ulaşılabileceği öngörülüyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’ne göre cinsiyet eşitsizliği alanında 156 ülke arasında 133’üncü sırada yer alan Türkiye’nin de bu alanda kat etmesi gereken çok uzun bir mesafe bulunuyor. Kadınların toplumsal statüsü maalesef olması gerekenin ve özlenenin çok gerisinde” dedi.

Prof. Dr. Yasemin Açık: “Kadınların üst kademelerdeki temsil oranın düşüklüğü en az istihdam kadar önemli bir sorun”

Cinsiyet ve fırsat eşitsizliğinin en az istihdam kadar önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yasemin Açık, “Ülkemizde kadın istihdamının son derece düşük olmasının yanı sıra önemli bir sorun da kadınların temsil oranının özellikle üst kademelere çıktıkça hem kamuda hem de özel sektörde düşmesidir. Her ne kadar cinsiyet ve fırsat eşitliğinden söz edilse de kadınlar üst düzey görevlerde açıkça ifade edilmeyen, görünmez engellerle yani cam tavanlarla karşı karşıya kalabiliyor. Türkiye’de yönetim kurullarında kadın temsiliyetinin de son yıllarda bir artış göstermesine rağmen henüz yüzde 17 seviyesine ulaşabilmesi de bunu gösteriyor. Benzer şekilde kendi ayakları üzerinde duran girişimci kadınlar da yeterince desteklenmedikleri için sürdürülebilir bir başarı yakalamakta büyük zorluklar çekiyor” diye konuştu.

“Kadın yöneticisi olan şirketlerin performansı artıyor”

Yönetim kurullarında ve üst düzey görevlerde kadınların yer aldığı şirketlerin daha başarılı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Açık, “Uluslararası yönetim danışmanlık firması McKinsey’in geçtiğimiz yıllarda yayımladığı ‘Women Matter’ raporuna göre en az üç kadın yöneticisi bulunan şirketlerin finansal performansları ve kurum çalışma ortamı, koordinasyon, denetim, dışa dönüklük gibi değerleri, kadın yöneticisi bulunmayan şirketlere göre daha yüksek. Dolayısıyla eşitliğin sağlanması aslında şirketler için de yüksek performanslı ve sürdürülebilir bir yönetimi beraberinde getiriyor. Bu da yalnızca şirketlerin değil ülke ekonomisinin de daha güçlü ve sürdürülebilir olması anlamına geliyor” açıklamasında bulundu.

“Söylemden eyleme geçmeliyiz”

Kadınların çok yönlü güçlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için vakit kaybetmeden söylemden eyleme geçilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Açık, şu önerileri paylaştı:

1-  Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayıcı hukuki düzenlemeler ve politikalar oluşturulmalıdır.

2-  Çalışma süresi, eğitim, eşit ücret, yükselme ve karar mekanizmalarına katılım gibi alanlarda liyakat esas alınmalıdır.

3-  Her bir ticaret odası veya kalkınma ajansı bünyesinde ‘kadın eğitim ve geliştirme merkezi’ kurulmalı, kadınlara fizibilite hazırlama, satış pazarlama stratejileri, devlet kaynakları ve teşvikleri, teknoloji, inovasyon gibi konularda sürekli pratik ve teorik eğitim ile danışmanlık verilmelidir.

4-  Kadınlara katma değeri yüksek alanlarda girişimcilik fırsatları oluşturmak için teknokentlerde ve teknoloji vadilerinde kadınlara ve kız çocuklarına özel eğitimler planlanmalı, teşvikler sağlanmalıdır.

5-  Çalışan kadınların çocuk bakımı ve kreş ihtiyacını karşılayacak kaliteli altyapı kurulmalıdır.

6-  Kadın kooperatiflerinin daha aktif olmasını sağlamak amacıyla bu kooperatiflerle iş birliği yapan işletmelere teşvik sağlanmalı, yerel yönetimler, kooperatifleri desteklemelidir.

“Ortak akıl ile sistemsel bir yaklaşım ortaya koymalıyız”

ELİKAD adına 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Prof. Dr. Yasemin Açık, “Kadınların sosyal, ekonomik ve toplumsal hayata katılımının önündeki her türlü engeli ortadan kaldırmak için ortak akıl ile hareket ederek, sistemsel bir yaklaşım ortaya koymalıyız. Ülkemizin ve dünyanın güçlü kadınları ile cinsiyet eşitliğine inanan erkeklerinin bunu hep birlikte başarabileceğine inanıyor, ELİKAD olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.