Maden Kimlere Peşkeş Çekiliyor… Asilhan Arslan Bu Konuda Ne Yapıyor?

MADEN REZERVİ İŞTAH KABARTIYOR 

 

 Elazığ’daki Büyük Maden Sahası, Yurt Dışı Menşeli Firmaların Ve Yurt içi Holdinglerin İştahını Kabarttı. Elazığ’da Ki Maden Varlığı, Yabancı Sermayeye Mi Gidecek?

 Haber merkezimize ulaşan duyumlara göre, Elazığ’ın Maden ilçesi yakınlarındaki bir bölgede son derece verimli ve geniş bir maden sahasının uzun zamandır araştırma ve etüt çalışmaları yapılıyordu. Söz konusu bölgedeki verimli maden varlığından haberdar olan yabancı sermaye ve Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin konudan haberdar oldukları ve iştahlarını kabartarak, Elazığ’ın Maden ilçesindeki, büyük verimliliğe sahip maden sahası ile ilgilenmeye başladıkları, demir, bakır maden sahalarına birçok defa mühendis gruplarını gönderdikleri, bölgede araştırma yaptıkları haber merkezimize gelen bilgiler arasında.

Elazığ’ın Maden ilçesi yakınlarındaki söz konusu bu geniş maden sahası ile Türkiye’nin önde gelen şirketleri gibi yabancı firmaların ciddi anlamda ilgilenmeye başladığını biliyoruz. Türkiye Maden varlığının önemli bir merkezi olan Elazığ’da Madencilik alanında ihracat yapan ve dünya pazarında söz sahibi olan birçok yerli firmamız varken, yurt dışından ve gerekse Elazığlı olmayan firmaların, şehrimizdeki son derece verimli demir ve bakır maden yatakları ile ilgilenmelerini hayretle karşılıyoruz.

BU DEFA SESSİZ KALMAYALIM!
FERROKROM GİBİ MADEN İLÇEMİZDEKİ DEMİR MADEN SAHASI DA YABANCILARA VERİLMESİN.

Bildiğiniz gibi Ferrokrom tesisleri de uzun süren tartışmalardan sonra Elazığlı olmayan bir firma tarafından alınmış ve bugüne kadar faaliyetlerini, şehrimize hiçbir katkısı olmadan sürdürmektedir. Şehrimizde çıkarılan krom madeni ile bir paslanmaz çelik fabrikası kurulup ilimize katkı sağlamak yerine, ilgili firma yatırımlarını yurt dışına yapmakta olup bir geri döngü sağlamamaktadır. Bu şekliyle örnek gösterebileceğimiz şehrimize bir katkı sağlamadan faaliyetlerini Elazığ’da sürdüren şirketlerin bu konu ile ilgilenmeleri manidardır.

ELAZIĞ’ IN MADEN VARLIĞI İLİMİZ FİRMALARI TARAFINDAN İŞLENMELİ VE DEĞERLENDİRİLMELİ.

ELAZIĞ TSO BAŞKANI ASILHAN ARSLANI GÖREVE DAVET EDİYORUZ…

Buradan sesimizi yükseltiyor, Şehrimizin yöneticilerini özellikle de, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Asilhan Arslan’ı, yabancı sermayenin iştah kabarttığı bu değerli maden yataklarına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Elazığımız da söz konusu bu maden sahasını işletecek ve Elazığ’da üretilenin Elazığ’a katma değer olarak dönmesini sağlayacak kabiliyet ve büyüklükte şirketlerimiz mevcuttur. Bu şirket sahiplerini yerel yöneticilerimizi, Ticaret ve Sanayi Odasını ve tüm STK’ları bu konuda aksiyon almaya ve ilimizin maden varlığının Elazığlı olmayan yabancı sermaye tarafından alınmasına engel olmaya davet ediyoruz.

ÖZELLEŞTİRME SONRASI PLANSIZ MADEN ÇIKARILDI 

Yukarıda değindiğimiz ve Etibank’a devredilen bakır işletmeleri özelleştirilince Maden, günden güne geriye gitti. Özelleştirme sonrasında Holdinge bağlanan işletme, plansız maden çıkarınca maden atıklarını üst üste yığarak heyelan riski oluşturmuş oldu. Mahalle sakinlerinden dinlediğimiz kadarıyla Elâzığ depreminde Maden’de hiçbir evde çatlak bile meydana gelmemiş. “Depreme bu kadar dayanıklı bir yer neden tehlikeli?” derken gidecek yerlerinin olmadığını da ekliyorlar.

ZORLA ÇIKARILMAK İSTENİYORLAR 

Eşref Güneş, 45 yıldır Cami Kebir Mahallesi’nde yaşadığını belirterek, “Bir iddia ortaya atılıyor. Kayma var. Yok efendim heyelan olacak. Bu güne kadar böyle bir şey ne yaşadım, ne gördüm ne de duydum. Bu fabrikanın bize yaptığı bir oyundur. ‘Evlerinizi 15 gün içerisinde boşaltacaksınız yoksa elektrik ve suyunuzu keseriz’ gibi sözler söylüyorlar. Peki, bu kadar insan nereye gidecek” diye soruyor. Evlerinden ve iş yerlerinden zorla çıkarılmak istendiklerini anlatan Güneş, “Mademki siz bu insanları burada yerinden yurdundan edecekseniz, öncelikle gelir bizimle oturursunuz. Kahveci, fırıncı kasap kim varsa dinlersiniz. Buradaki insanların zararını karşılarsınız. Evlerinin değerini biçersiniz. Evlerinin parasını verirsiniz. Yer gösterirsiniz ondan sonra insanlar başının çaresine bakarlar. Ama ne olursa olsun başka yere gitmeye hiç niyetim yok” diyor.

“DOĞAL OLMAYAN AFET DOĞALMIŞ GİBİ YUTTURULMAYA ÇALIŞILIYOR” 

Öner İlhan ise 30 yıllık esnaf olduğunu söyleyerek söze başlıyor: “Başımıza bir felaket geldi, bu felaket de şu anda çalışmakta olan fabrikanın yaptığı hafriyat yüzünden geldi. Doğal olmayan afeti bize doğalmış gibi yutturmaya çalışıyorlar ve bizim tüm caddemizi ve sokağımızı boşalttılar, bizi işsiz güçsüz ortada bıraktılar, şu anda da bir karar çıkmış, 15 gün içinde dükkânları, evleri, işyerlerini boşaltın diyorlar, biz nereye gidelim?” diye soruyor.

“DERDİMİZİ ANLATACAK MUHATAP BULAMIYORUZ” 

Mahallelerinin nüfusunun iki binin üzerinde olduğunu ancak baskılar sonucu birçok insanın mahalleyi terk ettiğini belirten İlhan, şu anda 150 civarında insanın kaldığını söylüyor. İlhan, “Bırakıp gitmek olmuyor. Ben burada en azından kendime, aileme bakabiliyorum. Ben burayı bıraktığım zaman devlet bana güvence verecek mi? Ben memleketimde kalmak istiyorum. Başka bir yere gitmek istemiyorum. Biz karşımızda bir muhatap bulup derdimizi anlatamıyoruz. Süleyman Soylu’ya derdimizi anlattık, çare olmadı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına anlattık, olmadı. Valiye, kaymakama anlatıyoruz, olmuyor” diyor.

“BÖYLE SAHİPSİZ BİR YER DÜNYADA YOK” 

Bu duruma bir çare bulunmasını isteyen İlhan, “5 yıldır bir çıkmazın içindeyiz. Yarınımız belli değil. Sabah dükkânı açıyorum, akşama kadar oturuyorum, bütün ürünlerin tarihi geçti. Devlet can ve mal güvenliğimizi korumak zorundadır. Bize Gezin’e (Maden’e bağlı köy) gidin dediler ama biz burada kalmak istiyoruz, bize paramızı versinler. Bugün işyerlerini ve evleri almaya kalksan alamazsın. Bütün yatırımımızı buraya yaptık. Burayı bırakıp nereye gidelim? Köprümüzü kapattılar, evimize kapıdan giremiyoruz, bacadan giriyoruz, hırsızmış gibi. Hükümet konağını, belediye binasını yıktılar. Böyle sahipsiz bir yer dünyada yok” diyor. Sait Özen en eski mahallelilerden. 80’li yaşlarında. Özen, “Evlerim ve dükkânlarım var, 9 evim 4 dükkânım boş. Ben buradan gitmek istemiyorum, yerlerimizi istimlak edeceklerse paramızı versinler. Ben 1968 yılında ihaleyle bir dağ aldım. Bu dağı kazma kürekle kendim yaptım. 1973 yılında yerleştim. Çocuklarıma yaptım ev ve dükkânları. Ben buraları nasıl bırakır giderim” derken göz yaşlarına hakim olamıyor.

“MADEN PEŞKEŞ ÇEKİLMEK İSTENİYOR” 

Şaban Yürekli’yi Maden’de herkes ‘başkan’ diye tanıyor. Yürekli, Maden’de ki her sorun için başvurulan ilk kişi. Bu nedenle doğal başkan. Maden için çırpınışlarını anlatırken boğazının düğümlendiğini anlıyorsunuz. Yürekli, “Maden peşkeş çekilmek isteniyor. İşte Maden’in sorunu bu, Sayın Cumhurbaşkanım. Bunun çözümü de sadece sizin imzanızla olur. Gelin bu sorunumuzu çözün” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sesleniyor ve ekliyor: “2005’te  Belediye Başkanı Orhan Yavuz’un döneminde herkes buraya çekildi. Bunlar Yıldızlar SSS  Holdinge peşkeş çektiler.

 Boşaltılmak İstenen Mahallede Restorasyon 

Bu Ne Perhiz Bu Ne Lahana Turşusu. 

Bir diğer mahalle sakini Rasim Canpolat, “Fırat Üniversitesi bir rapor yayımladı. 5yıl önce ve tutulan raporda burada yaşanan durumun doğal afet olmadığı yazıyor. Bu rapordan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve il AFAD müdürlüğü tarafından bize birkaç sefer yazı yazıldı. Bu yazıda olay mahallini terk etmemiz istendi. Bir vatandaş olarak zaten mağduruz. Gidecek bir yerimiz yok. 6-7 ay önce İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından kamulaştırma yazısı geldi. 10 gün önce de ‘15 gün içerisinde yerleri boşaltın’ denildi. Biz vatandaş olarak buraları terk etmiyoruz. Bu sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz. Baskı yoluyla bulunduğumuz yerleri boşaltmaya çalışıyorlar. Eğer bizi çıkarırlarsa ana yolun üstünde çadır kuracağız, başka çaremiz yok. Tebligat göndermediler, çevre ve şehircilikten 4 tane memur geldi ve fotoğraf çekip yazı vurdular ve kaçtılar” diyerek tebligatın kendilerine bizzat yapılmadığını hatırlatıyor. Canpolat, “Haklı iseler neden gözümüze görünmeden gizli tebligat yapıyorlar ve neden kalacak bir alan yaratmadan bizi buradan çıkartmak istiyorlar?” diye soruyor. Maden’den ayrılırken tarihi bir bina dikkatimizi çekiyor. Saat kulesinin yanındaki hükümet konağı. Hükümet konağı yıkılmayla karşı karşıyayken şimdi restore ediliyor. Bu yapı da Cami Kebir Mahallesi’nde. İnsan soramadan edemiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.